_RDM8175

Tüm evrenin değişip güzelleştiği, coşkunun zincirlerinden kurtulup üzerinize yağdığı hissi, pembeleşmiş bir ten ve bitmek bilmeyen bir sarhoşluk.. Göz bebeklerinizin büyüyüp, ellerinizin terlediği, heyecandan kalbinizin ritmini şaşırdığı o en yüce duygunun adı aşk..

Dizilerdeki aşk dolu sahneleri izlerken kimi zaman sevdiğimizi itiraf edemediğimiz insana, izlediklerimiz aracılığıyla serenat yaptığımızı düşledik, kimi zaman da bizi affetmesini istediğimiz bir sevgiliden dizilerdeki kahramanlarımız aracılığıyla af diledik.. Bir sonraki haftayı güçlükle beklediğimiz aşk öykülerinin kahramanları işte bu yüzden bizler için her zaman çok özel oldular..

İşte, mucizevi aşk hikayelerinin baş kahramanlarından, yaşadıkları aşkı taçlandıran duygu yüklü sevda cümleleri!

“Bir erkek ancak aşık olunca adam olurmuş; ben de adam oldum seninle!” (Siyah İnci)

Her ne olursa olsun birbirlerinden vazgeçmemeye yemin etmiş fedakar bir aşkın kahramanları Hazal ve Kenan.. Gözlerini ilk defa birbirlerinde açan genç aşıklar, kalplerini alev alev yakan cinsten bir tutkunun, bile isteye esiri oldular. Sevdiğine yüreğiyle dokunan Kenan’ın Hazal’a her bakışında kalbinin erimesi işte bu yüzden.. Onların bu büyük aşkına tanık olurken bir yandan da cehennem ateşlerinde yanmaya hazır olun!

“Sen bana bakıyorsun ya, sanki bir rüzgar çıkıyor ve bizi bilmediğimiz yerlere savuruyor!” (Kiralık Aşk)

Aşk en çok kime yakışıyor desek, eminiz cevabınız Defne ve Ömer olur. İzleyenlerin bildiği üzere heyecandan karnımızda rengarenk kelebekler uçuşturan ve bizlere yaşama sevinci veren bu aşk ne badireler atlattı.. Sevgilerin hızla tükenmesine inat; Defne ve Ömer aşkı büyüyüp serpildi, bir rüzgar misali hepimizi kucakladı. Geriye de sevgililerin birbirlerine söyledikleri o eşsiz cümleler kaldı.

“Sen benim ilk aşkımsın!” (Rüya)

Seyrederken zaman zaman acıdan iki büklüm olduğumuz, masum ve saf bir aşkı yüreklerinde taşıyan Elif ve Bulut, birbirleriyle baş başa kaldıklarında ne kadar da mutlu görünüyorlar değil mi? Kulaklarına fısıldadıkları en masum sevgi sözcüklerinden sonra Elif’in aşk itirafı Bulut’a hayatının en mutlu anlarını yaşattı.

“Hayatıma girdiğin andan beri her an yeniden sana aşık olmaktan başka bir şey yapmıyorum!”(Ateşböceği)

Yaşadıkları hayat karmaşası içinde aşka bir hayli uzak görünen Aslı ve Barış’ı kötü bir tesadüf bir araya getirmiş olsa da kadere bir türlü söz geçmediğini hepimiz bir kez daha gördük. Aşk gibi yüce bir duygunun büyüsüne kapılmadan edemeyen ve uzun süre platonik ve derin bir aşkla yanıp tutuşan Aslı ve Barış, geciken romantik aşk itirafının yapıldığı o gece birbirlerine söyledikleri sözlerle aklımızı başımızdan aldılar.

“Keşke her sabah uyandığımda gördüğüm ilk şey senin yüzün olsa!” (Yüksek Sosyete)

Hayallerindeki aşkın peşinden gerekirse bir ömür boyu koşmayı göze alan Cansu ve aşkın ne olduğunu henüz öğrenmeye başlamış Kerem, bu derin duygunun sularında kaybolurken, zaman ve mekan algısını yitirdiler. Gizli kaçamaklarında birbirlerine duydukları aşkı bol bol dile getiren genç aşıklar yan yanayken saatler durdu, sessizlik başladı, yalnızca onların aşkı konuştu.

“Aşkı seçemezsin; o seni seçer!” (Kara Sevda)

Mucize eseri tanışmalarının sonucunda rüya gibi bir aşk yaşayan Nihan ve Kemal’in tek isteği, birbirlerinin gözlerinin içine bir ömür boyu bakmaktı. Birkaç saatlik buluşma ve tesadüf eseri karşılaşmaları dışında birbirlerine bir ömür hasret kalmaya mahkum bırakılan aşıklar, o kısıtlı zamanda aşk tazelemeyi ihmal etmediler.

“Sensiz nefes almayı unutmuşum!” (İstanbullu Gelin)

Sevdası uğruna hayatını bir kalemde silen ve sevdiği adamla yeni ve mutlu bir hikayenin baş kahramanı olmayı seçen Süreyya ve Faruk, bir dargın bir barışık sürdürdükleri ilişkilerini ayakta tutmak için ayrı ayrı savaş verdiler. Bazen kendileriyle girdikleri çatışmalardan yaralı ve kalbi kırık bir şekilde çıksalar da sağ salim kaderin karşısında durmayı bildiler. Paylaştıkları eşsiz anları yüreklerinden geçen aşk dolu sözcüklerle taçlandıran Süreyya ve Faruk, bizlere bir insanın diğerini nasıl da güzel sevilebileceğini açık yüreklilikle gösterdiler.

“Sensiz ben yarım kaldım. Bundan sonra yarım olan ne varsa beraber tamamlayacağız!” (Hangimiz Sevmedik)

Ailelerinin birbirlerine olan düşmanlığını hiçe sayarak aşklarına sahip çıkmayı başaran Tarık ve Itır, mahallenin asla kavuşamamış çiftinin şahitliğinde nikah masasına oturdular. Herkesten gizledikleri evliliklerini ve aşklarını gönüllerince yaşamaya çalışan çiftin birbirlerine duydukları derin aşkı kelimelere döküşü ise gözlerimizi yaşarttı.

“Aşkımızı dünyaya ispat edeceğim!” (Çilek Kokusu)

Tüm karşı koyuşlarına karşın hayatın bir cilvesi sonucu tanışan Aslı ve Burak, sonunda bu direnişin faydasız olduğunu fark edip, kendilerini aşkın tehlikeli kollarına teslim ettiler. Birbirlerini sevmekten bir an olsun vazgeçmeyen çiftin korkuların gölgesinde bir çiçek misali yaşatmaya çalıştıkları aşklarını dillendirirken de romantizmin yakıcılığıyla buralar alev aldı!

Bunu da beğenebilirsiniz

Kuzgun Şimdi Ne Yapacak?

‘Kuzgun’un dün akşam yayınlanan 10. bölümü de heyecan